Bu babaanne 20'e yakın kurs bitirdi

80 yaşındaki Müzeyyen Çiftçi, gösterdiği azim ve eğitim mücadelesiyle gençlere örnek oldu. Buca Halk Eğitim Merkezi'nde 15 yıldır kursa gidiyor. 20'ye yakın kursu başarıyla tamamlamış.

Buca Halk Eğitim Merkezi’ndekilere göre çoktan ‘süper babaanne’ olmuş Müzeyyen Çiftçi. Onu ‘süper’ yapan ise merkezin açtığı kumaş boyama, cam süsleme, kırkyama, resim, bilgisayar gibi 20’ye yakın kursu başarıyla bitirmiş olması. Süper babaanne yakında ikinci resim sergisini açmaya hazırlanıyor.
Gençlerin çoğu, sosyal faaliyetlere katılmak için zamanlarının olmadığını söyler. Bu durum ya tembellikten ya da vurdumduymazlıktan kaynaklanır genelde. Gençlerin bu kaçamak tutumu karşısında 80 yaşındaki İzmirli Müzeyyen Çiftçi teyzenin gayretkeşliği ise şapka çıkarılacak cinsten doğrusu. Müzeyyen Çiftçi, ‘Katılacak başka kurs var mı?’ diye soruyor. 15 yıldır aralarında bilgisayar, kumaş boyama, resim, el sanatlarının da bulunduğu 20’ye yakın kursu bitiren süper nine, okuma-yazmayı da 70 yaşından sonra yine bir kursta öğrenmiş. Neredeyse on parmağında on marifet var diyebileceğimiz Müzeyyen nine, şu günlerde ikinci kişisel resim sergisini açmaya hazırlanıyor.

İzmir’in Buca ilçesinde halk eğitim merkezinin düzenlediği kurslara yaşının verdiği yorgunluğa rağmen azimle katılan Müzeyyen Çiftçi, herkesin ileri görüşlü olmasını istiyor. Bugüne kadar çeşitli kurslar, seminer ve panellere katılan Çiftçi’nin hayat hikâyesi de oldukça ilginç. Müzeyyen teyzenin ilköğretim yılları Elazığ’da bir ilkokulu 4. sınıfta terk etmesiyle bölünmüş. Uzun yıllar Elazığ’da kaldıktan sonra 1991’de ailesiyle birlikte İzmir’e yerleşmiş. İki kız çocuğu olan Çiftçi, karşılaştığı zorluklara rağmen hayata sımsıkı sarılmaktan vazgeçmemiş. Zamanının büyük bir bölümünü halk eğitim merkezlerinin açtığı kumaş boyama, resim, elişi gibi kurslara katılarak değerlendiren Çiftçi, öğrenmek için elinden gelen her türlü gayreti gösterdiğini söylüyor. Çevresindekilere de kendini sevdiren Çiftçi, ‘süper babaanne’ lakabından ve gördüğü ilgiden oldukça memnun.

Buca Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hasan Okur ise Müzeyyen teyzenin 15 yıldan beri neredeyse katılmadığı kurs olmadığını söylüyor. Merkezde 11 yıldır görev yapan Okur, “Müzeyyen teyze, 15 kursumuzu bitirip belge aldı. Neticede halk eğitim merkezimize katılımı ve devamlılığı noktasında örnek bir kişi olarak bakıyoruz. Hayatı çok seviyor. Biz de gençlere hayatı sevmek, üretken olmak, bir şeyler öğrenmek gerektiğini onun aracılığıyla anlatıyoruz. Öğrenmeye ne kadar istekli olurlarsa önlerinin o kadar açık olduğunu, Müzeyyen teyze gibi isterlerse başarabileceklerini gösteriyoruz.” diyor.

Dönemin İzmir Valisi Alaattin Yüksel tarafından kendisine verilen okuma-yazma diplomasıyla birlikte ‘süper babaanne’ unvanını alan Müzeyyen Çiftçi, her yerde öğrenmenin ve eğitim görmenin önemini yaşadıklarını anlatarak herkese örnek oluyor. Buca Halk Eğitim Merkezi kurslarına katılan Müzeyyen Çiftçi, katıldığı bu aktivitelerden çok mutlu. Müzeyyen nine, torunlarının ve kurstaki gençlerin örnek olarak baktığı bir insan. Çevresindekilerle devamlı sohbet ederek eğitimin önemini vurgulayan Çiftçi, öğretmen ve öğrencilerin neşe kaynağı. Herkesin çok sevdiği süper babaanne, okuma-yazma kursundan başlayarak kumaş boyama, el sanatları, cam süsleme, porselen boyama, kırkyama, resim, bilgisayar gibi birçok kursu bitirerek belge almış. Öğrendiği teknikleri kullanarak yaptığı ürünleri kurs bünyesinde sergiliyor. Çok iyi de resim yapan Çiftçi, geçtiğimiz yıllarda sergi açmış. Şu anda da ikinci sergisi için hazırlık yapıyor. Öğrenme arzusuyla dolu olan Müzeyyen Çiftçi, “Ben buradaki kurslara katıldım. Herkes gelsin, katılsın. Herkes ileri görüşlü olsun. Gelip okuma-yazmayı, insanlığı, terbiyeyi, sevgiyi öğrensin. Herkesi çok seviyorum, buradaki öğretmenlerin hepsine duacıyım.” diyor.